Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kendini Tanımıyorsan, Hayat Senin Yerine Karar Verir

 Aslında hepimiz en iyi olma yolunda ilerliyoruz... ya da ilerlediğimizi sanıyoruz. Kim istemez ki hayatta en iyisi olmayı? Ancak asıl soru şu: Gerçekten bu isteklerimiz için gereken çabayı gösteriyor muyuz? Maalesef çoğumuz bu çabayı göstermiyoruz. Peki neden? Çünkü konfor alanımızdan çıkmıyoruz, eyleme geçmiyoruz. Hep bir şeyleri erteleyerek, yarına bırakarak, "bir gün başlarım" diyerek zaman kaybediyoruz. Oysa her şeyin başı, kendimizi tanımakla başlar. Neredeyse hepimiz –ben de dahil olmak üzere– ne istediğimizi bilmiyoruz. Artılarımızı, eksilerimizi tanımıyoruz. Öncelikli olarak kendimizle dost olmamız, kendimizi anlamamız ve en önemlisi, kendimizi sevmemiz gerekiyor. Hayatta bir ortama girdiğinde fark edilen, sözü dinlenen insanlar genelde ne istediğini bilen, karar verirken tereddüt etmeyen kişilerdir. İki seçenek arasında kalmazlar. Doğru olduğunu düşündükleri şeyi seçer, onun arkasında dururlar. Dışarıdan bakıldığında bu insanlar özgüvenli görünür, saygı görür ve akı...

İçten İçe Çürümek: Hayat Kimin, Sen Kimsin?

 Hayatta hep ikinci planda olmak; bir insanın yaşayabileceği en ağır, en sessiz çöküşlerden biridir. “Ben yaşıyor muyum?” “Ben ne için, kim için yaşıyorum?” “Bu hayatta ben neyim?” “Gerçekten bir hayatım mı var; yoksa başkalarının sahnesinde figüran, hatta bir piyon muyum?” Bu soruları tetikleyen olaylar zinciri, bir anda değil; elmanın içindeki kurt gibi içten içe seni tüketir. Yüzeyde sağlam gibi görünen hayatının, aslında çürümeye başladığını fark edersin. En acı veren durum ise şudur: Her şeyin farkındasındır. Uyanıksındır. Ama ne yapacağını, hangi yoldan gideceğini, nasıl ilerlemen gerektiğini bilemezsin. Ve işte bu, bilinçli acıdır... Öylesine bir acı ki, her saniyesini, her detayıyla yaşarsın. Kurtuluş var mıdır, bilmezsin; ama içindeki çığlık sessiz sedasız yankılanır. Bu satırları yazarken, bu süreci yaşamış biriyim. Ve eminim ki, değerli okuyucularım da bir gün bu duygularla yüzleşecektir. Bazıları “ben öyle değilim” diyecektir belki; ama bu satırları okuduktan sonra, ola...