Kendini Tanımıyorsan, Hayat Senin Yerine Karar Verir
Aslında hepimiz en iyi olma yolunda ilerliyoruz... ya da ilerlediğimizi sanıyoruz. Kim istemez ki hayatta en iyisi olmayı? Ancak asıl soru şu: Gerçekten bu isteklerimiz için gereken çabayı gösteriyor muyuz?
Maalesef çoğumuz bu çabayı göstermiyoruz. Peki neden? Çünkü konfor alanımızdan çıkmıyoruz, eyleme geçmiyoruz. Hep bir şeyleri erteleyerek, yarına bırakarak, "bir gün başlarım" diyerek zaman kaybediyoruz.
Oysa her şeyin başı, kendimizi tanımakla başlar. Neredeyse hepimiz –ben de dahil olmak üzere– ne istediğimizi bilmiyoruz. Artılarımızı, eksilerimizi tanımıyoruz. Öncelikli olarak kendimizle dost olmamız, kendimizi anlamamız ve en önemlisi, kendimizi sevmemiz gerekiyor.
Hayatta bir ortama girdiğinde fark edilen, sözü dinlenen insanlar genelde ne istediğini bilen, karar verirken tereddüt etmeyen kişilerdir. İki seçenek arasında kalmazlar. Doğru olduğunu düşündükleri şeyi seçer, onun arkasında dururlar. Dışarıdan bakıldığında bu insanlar özgüvenli görünür, saygı görür ve akıllarda yer ederler.
Eğer bu kişi aynı zamanda manipülatifse, kendinizi onun etkisi altında bulabilirsiniz. Fark ettiğinizde ise artık çok geç olmuştur. Kullanıldığınızı anlar, “Neden böyle oldu?”, “Neden insanlar onu tercih ediyor, beni değil?” diye kendinize sorarsınız.
Cevap basit: Saygınlığınız yoktur.
Peki saygınlık nasıl kazanılır? Bu konuda size birçok insan farklı tavsiyeler verecektir. Çünkü hayatta tek bir doğru yoktur; binlerce doğru vardır. Herkesin kendine göre doğruları ve yanlışları vardır. Zaten bizi biz yapan da budur. Hepimiz aynı şeyi doğru kabul etsek, robotlardan farkımız kalmazdı.
İlk yapmanız gereken, zihninizde oluşturduğunuz duvarları ve bariyerleri yıkmak. Sonrasında ise size verebileceğim en önemli tavsiye: Kendinize saygı duyun. Kendine saygısı olmayan bir insan, başkalarından da saygı görmez.
Şöyle düşünün: Daha önce biriyle bir sorun yaşadınız. Sonrasında başka biriyle arkadaşlık kurmak istediniz. Ama bu kişinin, sizinle sorun yaşayan kişiyle arkadaş olduğunu öğrendiniz. O kişi size dair bilgiyi ondan alır ve eğer sizin hakkınızda olumsuz şeyler söylenmişse, size karşı önyargılı olur. Ama sorunlu olduğunuz kişiyle aranızda bir problem olmasaydı, belki de o yeni kişiyle güçlü bir dostluk kurabilecektiniz.
İşte mesele tam da bu. Biz de bir canlıyız. Bizim de duygularımız, değerimiz var. Kendi canlılığının farkına var. Karşındaki insana nasıl bakıyorsan, kendine de öyle bak. Önce kendine saygı göster, kendine değer ver, kendinle ilgilen. Sonra zaten insanlar seninle konuşmak, tanışmak, seni tanımak isteyecek. Seni merak edecek.
Unutma: Kimse eksiksiz, kusursuz değildir. Çevremizde sanki hiçbir kusuru yokmuş gibi gezen insanlar var. Oysa onlar, giderilebilecek eksiklerini gidermiş; gideremediklerini ise ya bir şekilde örtmüş ya da olduğu gibi kabul etmiştir. İşte bu yüzden insanlar, onları kusurlarıyla sever.
Ve şunu sakın unutma: Kendini kabul etmeyen, başk
asından kabul göremez.
Yorumlar
Yorum Gönder