İçten İçe Çürümek: Hayat Kimin, Sen Kimsin?

 Hayatta hep ikinci planda olmak; bir insanın yaşayabileceği en ağır, en sessiz çöküşlerden biridir.


“Ben yaşıyor muyum?”

“Ben ne için, kim için yaşıyorum?”

“Bu hayatta ben neyim?”

“Gerçekten bir hayatım mı var; yoksa başkalarının sahnesinde figüran, hatta bir piyon muyum?”


Bu soruları tetikleyen olaylar zinciri, bir anda değil; elmanın içindeki kurt gibi içten içe seni tüketir. Yüzeyde sağlam gibi görünen hayatının, aslında çürümeye başladığını fark edersin.


En acı veren durum ise şudur:

Her şeyin farkındasındır.

Uyanıksındır.

Ama ne yapacağını, hangi yoldan gideceğini, nasıl ilerlemen gerektiğini bilemezsin.


Ve işte bu, bilinçli acıdır...

Öylesine bir acı ki, her saniyesini, her detayıyla yaşarsın.

Kurtuluş var mıdır, bilmezsin; ama içindeki çığlık sessiz sedasız yankılanır.


Bu satırları yazarken, bu süreci yaşamış biriyim.

Ve eminim ki, değerli okuyucularım da bir gün bu duygularla yüzleşecektir.

Bazıları “ben öyle değilim” diyecektir belki; ama bu satırları okuduktan sonra, olayın tam da içinde bulacaklardır kendilerini.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kendini Tanımıyorsan, Hayat Senin Yerine Karar Verir